Atila Yüksel

atila yüksel

İyi bir vakitte, buralarda bir güzel yerde ve pek güzel ellere doğdu. Çocukluğundaki sessizliğinden dolayı anne ve babadan “Yüzyılın Gözlemcisi” ödülünü almasına ramak kalmıştı. Biraz büyüdü, hayvanları çok sevdi; biraz daha büyüdü çiçek böcek ne varsa hepsini ismiyle çağırdı. Sorularıyla sadece öğretmenlerini değil, arkadaşlarını, meslektaşlarını ve öğrencilerini mütemadiyen şaşırttı. Soru sormak, düşünmek ve hakikati aramaktı merakı. Büyüdü, büyüdü, büyüdü ve akademisyen oldu. Atila Yüksel‘in sınıfında koca koca saatler geçti; dersten çıkan öğrencileri bitap üşmüş halde, “Demek üniversite buymuş” dedi. İnsanı çok sevdi. En çok da ikizlerini! Çocukları, çocuklaşmaya cüret edenleri ve çocuk kalmayı becerenleri… Onların yargılamayan, ânı yaşayan varoluşlarına gönlü hep meyletti… Ve nihayet bir gün, yüzeyde kalmaktan sıkıldı, derinleşmeye karar verdi; önüne çıkan unvanlara tenezzül etmedi ve hep gönlünün meylettiği gibi o da çocuk kalmaya karar kıldı