Akın

Akın yerinde konuşur. Geçmişinden hemen hemen hiç bahsetmez, nadir gevezelik eder.  İşi gücü araştırmaları, kitapları, konferanslarıdır. Ağırbaşlı, olgun, gün görmüş halleriyle bilinir. Sağlam bir dost. Çelik bir yay gibidir. Onu germeye gelinmeyeceğini, çağlayan bir sel olup dağlara baş eğmeyeceğini onu yakından tanıyanlar bilir. Her Erzurumlu gibi çayı kıtlamayla içer, oltu taşı teşbihini yanından asla ayırmaz. Düşeni yerinden kaldıran, sakin ruhlu, dik duruşlu, sözünden dönmez, kalleşlik nedir bilmez. Maharetlidir ancak tek beceremediği şey dalkavukluktur. Bilgi hasleti içinde lüks ve gösterişten uzak yaşar. Zalimin karşısında, mazlumun yanında, merhametli bir ruh asaletine sahiptir. Eşine, dostuna düşkün, acizin, yoksulun, öğrencinin hamisi, tüm hayatını yararlı olmaya adamış, yaşamı geniş açıdan görebilecek bir olgunluktadır. Sert bir granitin dantel dantel, duygu duygu işlenmiş, insan olma tezgahında biçimlenmiş halidir.