Umut

Zekayla parlayan gözleri, ince esprileri, hayat enerjisi, esmerliği, hafif gerilemeye başlayan saçlarına rağmen yıllardır değişmeyen fiziği, donanımıyla öğrencilerin gözdesidir. Yetenekli bir bilim insanı. Şüpheci, araştırmacı, titiz, zamanını iyi kullanan, meraklı, disiplinli, yeniliğe açık, dirayetli ve vefalı. Denize kokularını salan karabiber ağaçlarının içinde büyüdüğünden en çok deniz ve güneşten bahseder, Egenin o tam ayarında olan hali gibi tam dinginlik içinde zamanında ve ayarında konuşur. Hayatı yavaş yaşayan karakteri de doğduğu toprakların ürünü. Bu topraklar öyle Karadeniz gibi hırçın, Doğu Anadolu gibi sert değil. Rahat bir insan.  Tehlike anında ne yapacağını da bilir. Rüzgarlı havalara aşık, ipi kopmuş bir uçurtma gibi özgür olmayı sever. Dağlarında her türlü yabani hayatın birbirine üstün gelme gayreti olmaksızın, zamanını bekleyerek uzlaşı içinde yaşadığı Ege gibi Umut’ta zamanın, sırasının gelmesini beklemesini bilir. Ege’de erkek olmak “efe” olmakla bir. Sözüne güvenilir, haksızlığa karşı gelen, baskı ve güçlüklere karşı durabilen. Bir kez efe olmak Kabe’ye gidip hacı olmak gibi. Yaşamın sonuna kadar böyle yaşamak gerekir. Umut’ta öyle. Her Egeli gibi saz çalmayı bilir, insanları egenin dağları gibi kollarını genişçe açarak kucaklar. Latif bir aydınlık içinde akan Egenin nehirleri gibi kıvrak ve ani dönüşleri olan dinç yapısıyla doğayla nefes alan bir adam. Ne kadar sinirlenirse sinirlensin, günün yakıcı ateşini uzaklaştıran Egenin imbatı gibi anında soğuyabilir. Zamanı koluna takıp gezen, sınırları zorlamayan, kendiyle barışık, çevresine ayak uydurma gibi yorucu hasletleri içinde barındırmayan, kendi aleminde yaşayan Umut, sükûnet ve sakinliğin temsilidir.